25 Oca 2016

Cengiz Özkan - Bir Ay Doğar




Bir ay doğar ilk akşamdan geceden neydem neydem geceden
Şavkı vurur pencereden bacadan
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Uykusuz mu kaldın dünkü geceden neydem neydem geceden

Gece olduğunda sarılacak bir yanımız kalmadığını anladığımızda, yaşamdan almamız gerekeni aldığımız bir güne uyanmayı istiyor insan. Gecenin karanlığında bırakılmış olduğumuz bu soğuk duvarlara yazılan her bir söz boğazımızda bir düğüm gibi uykusuzluğumuzu sarıyor. Ne uyuyabiliyoruz ne de uyanabiliyoruz bu kabustan..

Uyan uyan yâr sinene sar beni
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Uyan uyan yâr sinene sar beni
Dağlar harâmı açma yaramı perişânım ben

Kendimize ne dersek diyelim güzel bir söze kanan tarafımız hep kaldı. Gecenin soğuğu vursa da yüzümüze, gökyüzünde kayan bir yıldıza hala meyil edip dileğimizi kuyruğuna bağlayabiliriz. Çok sevdiğiniz kişi öyle uzaktadır ki ne sesi vardır kulağınızda ne de soluğu boynunuzdadır. Söyledikleri hala parmak uçlarımızı ısıtsa da koca bir yalanı boynunuza çoktan dolamıştır.

Yüce dağ başından aşırdın beni neydem neydem yâr beni
Tükenmez dertlere düşürdün beni
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben

Bilmek bazen öyle acıtır ki. Kalbiniz ağırlığınızca acıdır. Acının sebebi kirpiklerinizde yer edinmiş bir gözyaşı. Gözyaşlarımız ise kurumuş ne akacak bir yolu vardır ne de akıtacak bir kişi. Öyle uzak ki artık yaşananlar. Belki de gerçekten Kaf dağının ardındaydı mutluluk ve bizim o dağa tırmanacak yeminimizin kalmamasından bulamamışızdır. İnsan biliyor yorgunluğunu, insan biliyor yalnızlığını ve biliyor sevgisini, sevgisine sırt çeviren yalancıyı da biliyor, o sevgiye ihanet edeni de biliyor. Bilmediği tek şey değerinin değersizlerinde altında olmasıymış.

Madem soysuz göynün bende yoğudu neydem neydem yoğudu

İnsan her şeye alışıyor. Kimsesizliğe, suskunluğa ve daha birçok şeye alışıyor. Bir tek şeye alışamıyor. Kalbine söylenmiş olan yalanın diline vurulması. Hangi kalp dayanır ki buna? Hangi kalp bu cümlenin açıklamasını içinde acı geçmeden anlatabilir. Hangi kalp bu cümledeki gibi vicdansız olabilir? Oluyor, yapıyorlar. Kandırmak nimetten sayılıyor artık. Ben kandırdım! Ben aldattım! Nidaları yükseliyor yürekten.

Niye doğru yoldan şaşırdın beni
Dağlar kışımış yolcum üşümüş perişânım ben
Niye doğru yoldan şaşırdın beni
Dağlar harâmı açma yaramı perişânım ben

Bir gün en güzel rüyanızdan zorla uyandırılırsınız. Aldatılma hissi sizi bildiğiniz en güzel rüyadan uyandırır. Heybesinde yüzlerce yalanlarla. Kanmışlık gerçeği başka bir kalbin dilinde zafer olarak yazılır. Ne sevgisi gerçektir. Ne hisleri. Düşünürsünüz, acaba şu cümlesinde de bana söylediği bir yalan var mıydı? Hangi yalana sarılacağınızı şaşırırsınız.

Aşağıdan gelir eli boş değil neydem neydem boş değil
Söylerim söylerim göynüm hoş değil
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Bir güzeli bir çirkine vermişler neydem neydem vermişler

Sonra üzüldüğünüz yerden vurulmaya devam edersiniz. Gecelerinizi zehir zıkkım yapan kişi mutludur. Unutulmuşluk mu sizi üzen hayır! Herkesin zaten yaptığı bir şeyi sizin yapamayışınız. Sizin mutsuzluğunuz üzerine kurulan bir mutluluk. Gözümüz kalmaz da insan sormadan edemez yine de. Değer miydi?

Baş yastığı gendisine eş değil
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Baş yastığı gendisine eş değil
Dağlar harâmı açma yaramı perişânım ben

Şimdi başkalarıyla mutlu olanlardan geçerken yolumuz, biz şarkımızı dilimize dolamaya devam ederiz. Yine üzülürüz onun için. Bizim olmayışına değil, onu tam şu anda başkalarının üzüyor olmasına. Bizim gözümüz gibi baktığımız bir aşka başkaları bir hiç gibi davranıyor ya sanırım en zoru bu. Sen kalbinden, bedeninden, ruhundan olurken…




RuE/2016 Ocak



Devamını Oku »

21 Oca 2016

Mümin Sarıkaya - Ben Yoruldum Hayat




Ben yoruldum hayat, gelme üstüme
Diz çöktüm dünyanın, namert yüzüne

Öyle çok yoruluyoruz ki, sevmek bir yük gibi yüreğimize. Kalbimiz bazen öyle acıların, öyle aldanışların üzerinden gelmeye çalışıyor ki kendimizi, içimizdeki en derin köşeye bırakıveriyoruz. Sona yaklaştıkça daha fazla kaybediyoruz kendimizi. Kendimizi kaybetmekten hiç korkmadık da bu suskunluk sesimizin bile kendini kaybetmesi öyle zor ki.. 

Gözümden, gönlümden, düşen düşene
Bu öksüz başıma gözdağı verme

Kendimizi kaybettiğimiz bir yer var ve biz o yerde ne bir tanıdığa rastlıyoruz ne de umut ediyoruz. Kaybedişlerin en kötüsü budur sanırım. Gönül kapılarının içeriden kitlenmesi. Kapıda kim kalır, içerde kim kalmıştır. Hepsi de koca bir boşluk gibi.. Hiçbir şeyin bir öneminin kalmadığı bir zaman burası.  Ne aldığımız nefes, ne verecek olduğumuz.. Bu zaman tanıdık zaten, bilirsiniz sizde. Sizin de önemsemediğiniz kişileri kaybettiğiniz olmuştur. Pencerenin diğer tarafında..

Ben yanıldım hayat, vurma yüzüme
Yol verdim sevdanın, en delisine

Ve bazen öyle bir an gelir ki, sevginden bile pişman olursun. Gönlün dağlar kadar ağırken. Sevdan hala dilinden dökülürken. Sevilmeyişinin verdiği o hüzün bir gözünün kirpiğinde kalır. Ne düşer ne de elinle düşürürsün. Gözünde bir yara gibi kalır aldanışın. Sonra kocaman bir aldanışa satılır sevdan’ Konduramazsın, ne sevgiye yakışır bu aldatış ne de gözlere..

O yüzden ömrümden giden gidene
Şu yalnız başımı eğdirme benim

Ömrümüz ise takvim yaprağında unutulmuş olan yaprak sayfaları gibi, arkanı döndüğünde zamanın bittiğini anlıyorsun. Sanki bir dakika içinde kopardığın her yaprak seni yıllarca uzağa atmış. Zaman gibi insanları da harcıyoruz ya da harcanabiliyoruz. Ne kalbimiz durdurabilir bunu ne de gözlerimiz. Heba edilen bir sevgininse kurtarılabilecek bir tarafı kalmadığı için ölümle içli dışlı olmaya başlarsın. Sonra anlarsın ki ölüm zaten yanı başımdaydı sadece aşk gözlerimi kör etmiş. Ya görmek istememişsin ya da görememişsin.

Ben pişmanım hayat, sorguya çekme
Dilersen infaz et, kar etmez dilime

Şimdi ise her şey bitmiş. Ne ölüm ne de başka bir şey içinizde kaybettiğinizi bulur ne de gülümsemenizdeki canlılığı. Yaşanabilecek hiçbir şey sizi daha ileriye götürmeyecektir. Yaşamanız gerekeni en ağır şekilde yaşamış ve gereğine sesimiz kısılmıştır.

Sözlerim ağırdır, dokunur kalbe
Şu susun ağzımı, açtırma benim

Suskunluksa içimize attığımız onca şeyin, kalbimizi parçalaması. İçimizde söyleyebileceğimiz öyle çok sözler var ki! İçerde kalmasını sağlarız. Çünkü söyleyeceklerimiz en çok kendi canımızı yakar. En çok kendimizi acıtır.

Sevgi bir yolun başında beklemekti. Yolun sonuna gelmek değil. Aldanışlarım hep oldu. Olmaya devam etti. İçimdeki ses hiç susmayacak. Yaşanmamışlar kapımı çalarken, yaşadıklarım o kapıyı kapatacak… Acı sevgiye yakışmayan bir şeydi, güven verilebilecek bir şeydi… Sevgi varsa güvende vardı.. Olmayan sevginin peşine düşmüş güveni bulamadım. Şimdi kapılarım kendime bile kapalı..

RuE/Ocak2016



Devamını Oku »

2 Oca 2016

Kazım Koyuncu - Dido




Oropa ardzo arti varen
Çkim iveri nçari çkvaşa
Miordini miçkutu do
Goytiroku ma si çkvaşa
Miordini miçkutu do
Didou do na ni na

Bir fırtınadan uyandım. Ne kalp yerinde ne de akıl. Aklımın alamadıkları başıma geldi. Yüreğimden çıkaramadıklarımın yüreğine sığdırılamadım. Bir gülüşe ömür verirken' bir gülüşe ortak tutulamadım. Şimdi ağırlığımca gözyaşımla ağırladıklarımın şehirler boyu uzaklaşmalarına seyirci oldum. Hala daha yokum. Hala daha yok aklımda kalbimde yok.. Zikrettiğim hangi duam varsa başıma çalındı. Şimdi en uzağa daha da uzağa şehirlerin ardındaki denizlere, denizlerin ardındaki dağlara, dağların ardında ki yalnızlığa yol alıyorum. Ne kalbim durdurabiliyor ne de aklım geri çeviriyor.

Huriyadas çima ndğasu
Skani mamulyas makipginam
kankaleşa gamkomile
Vaşilebu taşi rina
kankaleşa gamkomile
Didou do na ni na

Bir gülüşten uyandım. Ela gözlerimin görmüş olduğu nadir bir güzellikten. Şimdi siyaha çalan gözlerimin hangi güzellik rengini geri verebilir. Rengi yok gözlerimin, karanlığa sevdalanalı... Gecelere benziyorum, yıldızlara özenmeden. Hiç bir yıldızla içli dışlı olmamayı öğrenmek gerekirdi çünkü her yıldız bir yalana sevdalıydı. Düşmeye meyilli hayallerle doluydular. Tabi ki benim de tuttuğum bir yıldız vardı. Ta ki düşürülene kadar. Ta ki kendimden düşene kadar. Kendi avuçlarıma bıraktığım yalanlardan düşene kadar.

Seri do ndğaşi arti mapu
Skani şaras ginocinepu
Skani dudi midamiğuru
Şkvak kargi mokileku
Skani dudi midamiğuru
Didou do na ni na

Bir şarkıdan uyandım. Tüm şarkılara düşman olarak. Ne çok biriktirmişim. Ne çok yakıştırmışım bize. Şimdi hangi sözle hangi şarkının gönlünü alayım. Hangi aşkla hangi sevda şarkısını dilime dolayım. Hangi melodi avutur avuçlarımı.. Hangi şiir yazdıklarımdan geri döndürür beni. Hangi şiir yeniden yakışır kalemime..

Ah oropa si ncgiri ndğaşi
Guri muço domixaşi
Seri iri şeni serinen do
kukumela naku ndğaşi
Seri iri şeni serinen do
Didou do na ni na


Bir adamdan uyandım. Sesimi titreten sesinden düşerek. Bir ses ki yüreğimi dinlendirirdi. Şimdi çığlıklarıma yansıyor sessizliğim. Bir omuza heba oldum yüreğimin sessizliğinde.. 

RuE/Aralık2015
Devamını Oku »