17 Nis 2014

Aklımı Başıma Toplayan Olmadı Hiç




Farkındayım aslında yapılması gerekenler var. Uydurulması gereken masallar, uyunacak rüyalar, dalıp gidilecek denizler ki genelde Karadeniz de batık olan gemilere denk geliyorsun. İçilecek çaylar varlar sonra. Dinlenecek şarkılar var bir de ama sakın bir şarkıyı dinlediğinde ağlıyorsan ve bunu anlatamıyorsan ona, diyemiyorsan ben bu şarkıyı dinlerken ağladım, ağlıyorum unutman gereken birçok şey birikecek gözlerinde. Söyleyemiyorsan seni mutlu edebileceğini ki mutlu etmeyi de bilmiyor değildir. Söylediğin her şarkı payına düşeni alacak, okuduğun her kitap payına düşeni alacakken sen hep payına düşenin fazlasını alacaksın. Çift kişilik nefret edeceksin kendinden, umursamayan birinin yerine de nefret edeceksin kendinden.  Yapacak daha iyi bir şeyin yoksa belki de sevmeye devam edeceksin. Çıkıp balkona bir sigara daha yakacaksın. 

Hadi gidelim bakışıyla çarpışacak hadi durup soluklanalım. İstediğimiz yerden başlayalım kırılmaya. Hiçbir bahane üretmeyelim gidişine. Sinemaya gitti diyelim, arkadaşına gitti diyelim ama beklemeyelim- bekleyemiyorum. İyileşmek için aranması gereken bir merhem olmalıydı. Yok muydu? Var mıydı? Bilmiyorum sadece bekleyemiyorum. Gizli öznenin varlığını keşfetmeye başlayan eylemlerden daha yeni yeni kurtuluyorken bekleyemiyorum. Başka türlü kimse bilmiyor, eksik olma.

Yine de emindim rastlaşacağımızdan. Perdeleri kapadığında ışıkları da kapatman gerekirdi. Başka türlüsüne inanmasan da gelebilirdi rastlaşmadan. Unuttuğunu fark ettiğinde gözlerini ışıkları açıp, perdeleri açıp ayrıca camı da açıp onu aşağıya itip arkasından kendini de kapatabilirsin. Sana aldığı kitapları kitaplığından atmaya kıyamasan da yok etme isteği daha ağır basacaktır. Aynı rengi seviyorsan, sevdiğin rengi bile değiştirmelisin. İçtiğin çayın tadını değiştirmelisin. Sonra saçlarını da kes. Aynı filmleri izleme ve ağlama hiçbir filmin sonunda, ağladığını söyleyebileceğin birisi yoksa göz ağrısıyla sabaha kadar savaş etmek zorunda kalacaksın. Garip değilim artık rastlaşmayacağımızdan eminim. Yoksa şüphen mi var?

Biliyorum kaç bin ay geçse de gelmeyeceksin. Kaç kere oturdum sensiz balkonda ki duvara, sigara içmek için. Zaten ilk zamanlarda anlıyorsun bunu sonrası olmuyor yalnızlığın. Bir kere çekiliyorsun o anda yanında ne varsa başka hiçbir şey kalmıyor. Neyse ki şanslıyım yanımda sigaram vardı. Lakin bir gün balkon beni intihara ikna ederse o zaman en sevdiğim kitabın 129. Sayfasını aç. Hayır hayır bizim gibiler intihar mektubu yazmaz. Boşlukta kalmayasın diye diyorum zaten yoksa eminim hangi kitabı en çok sevdiğimi de bilmiyorsun. 

Neyse olan biten şu, yüzünü hatırlayabilirsem sevilecek adamlar var..

Eğer bir gün bırakıp gidecek olsaydın, ana avrat düz giderdim bende. Gelmedin ki gideyim!





RuE/Nisan2014

2 yorum:

  1. O sigaralar hiç sönmicek...balkonlardan içeri girilmicek.. bir kere sevdin mi kaçısı, dönüşü olmuyor ne yazık ki

    YanıtlaSil
  2. Yaşasın hasta ruhlar;))

    Sevdim bu yazını inanki bak:)

    YanıtlaSil