26 Nis 2013

Çöl




Görmen gereken çok şey yok buralarda. Biraz hüzün biraz umut. Biraz yalan biraz mutluluk. Bileklerinde taşımayı tercih etmediğinde dilinden dökülmeye başlar hepsi de. Neden umut ve hüzün bir aradayken yalanla mutlulukta bir arada olmak zorundaki! Demene kalmadan susturuyorum seni! Görme, duyma ve konuşma! Sadece sus. Nefesin işlesin gökyüzüme. Nefesine dizilmeye çalışan onca yıl bırak uzaklaşsın. Sen ruhunun yanabileceğini de unutma! Erkenden gir o mezara! Bir rüya anlatılır ve biter gece nasılsa!
*
Aslında boşuna takmışlar senin saçlarına yıldızları. Bunun farkında olmalısın. Belki de saçına takılmış bir yıldız bile hiç olmamıştır. Belki de bir masaldın. Her gün yeni bir masal duymak istiyor olsan da masallar sadece çocuklara anlatılır. O çocuklarında hep dizleri kanar! Sonra yeniden uyanır gün geceden kalma rüzgarlarıyla  o çocuklar çığlık çığlığa kalır büyürken. Yine de vazgeçilmez prens ve prenseslerden!
*
Susmaya devam etmelisin! Görmezden gelmelisin yaşın ne olursa olsun dizlerindeki yaraları! Saklamalısın, saklanmalısın en ücra hayallerinden! Eksik okunmuş bir şarkı gibi herkes bir anda susuyorsa, çalar kapını yutulmuş bir yalnızlık melodisi! Sen istediğin kadar –muş, -mış sokmaya devam et hayatına nasıl olsa hep yapacakları şey (seviyor)muş, sevmiyor(muş) gibi gösterecekler! Sende onlardan aşağıda kalmayacaksın. Sende yapıyor(muş)sun görüneceksin. Nede olsa hepimizde bir parantez içi var, kimsenin bilmediği belki aklına bile gelmeyecek! Sonrada yuttur herkese ben masal anlatıyorum, ben masal dinliyorum.
İnanıyorum kendi kurduğum masala,
İnanıyorum anlattığın masala..
*
Sen yine istiyorsan gör, duy, konuş ve istiyorsan da dinle o masalları.
Ama inanıyor(muş) gibi yap!

Rue/Nisan2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder