29 Nis 2013

Bilirdim




Bilirdim kızardın bana;
Uyuyayım isterdin, güzel rüyalarda gezip sabahın ilk ışıklarında uyanarak. Avuçlarımda ısıtacağım onca rüzgâr saklardım. Yüzünü çevirdiğinde değerse gözbebeklerine diye. Kirpiklerim değerdi, parmak uçlarına. Dolanırdım sessizce karanlığında boğulacağımı bile bile. Bazen herkes gibi bazen hiçkimse gibi.. Kalabalıklaşmadan sensizlikte..  

Bilirdim severdin yazmamı;
En kötü yanımla yazardım her seferinde, içimde ki nefreti tetiklesen de, her yazılanda kendi üzerine sadece kin dökülse de okurdun bilirdim. Her satırda bir harfe takılırdı gözün. Öyle bir ayarlardım ki satır aralarındaki seni, altını çizmesem de hemen bulurdun adını. Sonsuz noktalar bırakırdın sonrasında. Adı sanı belli olmayan cümleler kurardın, adı sanı belli olmayan aşk’lara… Bir son yazılsın isterdin, gözlerin ağlamadığı…

Bilirdim sorardın;
Kış perisine ne olacak yaz geldiğinde. Tükenecek mi yazdıkları? Koca bir yaz yetecek mi unutmaya, gözlerindeki buzul sonsuzluğu. Olsun derdin sonra; nasılsa yaz geldiği gibi kış gelmeyecek mi? Yine sarmayacak mı tüm bedenleri ölü-diri bir ayrılık! Yine aklına estiğinde yazmayacak mı yüreğinden kopanları, öylece ulu ortada dururken saklamaya çalıştıklarını!

Bilirdim uyurdun;
Gözlerini kapardın en sıkısından, yüreğimden dökülecek her bir ışığa sırtını çevirerek. Saçlarını bağlardın üstelik yastık izi olmuş düşlerine bir de toka izi eklerdin yetmezmiş gibi. Yıldızlardan korkardın, dağlar ne ki aramızda onca gökyüzü varken! Derdin. Yakacağını bile bile gülerdin bir de uykunda, sana anlatılmış masallara. Masal derdin; uyurdu gözbebeklerin, uyurdu yarınlarımız…

Bilirdim üzülürdün;
Uykundan ederdi bazen sevmelerim, boğulurdun… Öyle bir sevdaya tutardın ki beni, anlatamazdım. Bu yüzden anlayamazdın beni. Anlayamazdın onca yaşanmamışlığa rağmen kalbime küpe olduğunu. Sigaran biterdi gecenin bir yarısı. Uzatırdım, al buradan yak derdim. Yakardın; canımı. İşaret edip yaralarımı yine mi diyerek. Üzülürdün bilirdim, üzerlerdi seni.

Bilirdim unuturdun;
Gece gördüğün rüyayı hatırlamazdın, aniden çıksam bile karşına. Hatırlar gibi olsan da silinirdi her şey. Unuturdun, yüreğini çevirirdin en nazlı halinle. Muazzam bir bitiş hazırlardın, başını anımsamadığın bir arkadaşlığa. Tadı çalınmış bir gece öpmesi kalırdı dudaklarında yine de unuturdun. Tutulmuş onca yıldızın varken, sen yaralı yıldızı kondurdun ya düşlerime en çok bu yüzden utandırıp, unuturdun.

Bilirdin korkardım!
Gecenin karanlığı yakınlaştığı zaman düşlerime, en çok ben uzaklaşmak isterdim kendimden.  Gözbebeklerimde taşımak zorunda olduğum bir buz tanesi! Korkardım, kendi kanatlarımdan. Korkardın sende pencere kenarlarımdan! Tek başına yolculuğa çıkmazdın bende! Alt yazılı bir filme odaklanır gibi odaklanırdın sadece… Kaçırırdın hep olan güzelliklerimi! Arada kaynardı, sevda. Anlayamazdım bende düşünsem de sensizliği. Düşsem de en anlamsız boşluklara..

Anlayamazdım!
Hiçbir şey bilmediğimden!
RuE/Nisan2013




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder