28 Mar 2013

Değişken




Sen bana uzak dur/ma..

İstemeden de olsa gözlerim yaşlarına şahit yazılıyordu. Kapanmaması için o kadar uğraşmıştım, bu gece uykuya yenik düşmeyecekti gözlerim. Olmadı, düşüncelerimin arasında dalıvermiştim uykuya. Bu geceye erteledim uykusuzluğumu. Uykuyu ihtiyaçlar listemden çıkaracaktım. Karanlığa katacaktım ruhumu. İstemediğim ne varsa başıma geliyorsa eğer bende istemediklerimi istediklerim yaparım. Böylece mutsuzluğun o içime sığmayan korkusunu aşabileceğimi düşünüyordum. Dün gece de aynı şey oldu. Tüm karanlığı çekecekken içime gözlerimin oyununa şahit oldum. Bildiğim gölge oyunları beyin oyunlarıyla karıştı. Öyle bir yerdeyken uykuya dalmıştım. Senle başlayan gecelerimi uykuyla bitirmek eskisinden de fazla acı vermeye başlıyor. Uzağıma gittikçe nefesin, aldığım nefesin eksikliği gözlerimde yaşanıyor. Yokluğun üzerimdeyken, kendimden bu kadar çabuk vazgeçmem bundandır. Kalbimin her atışında bıçak gibi saplanıyorsan yüreğime ne olur sen bana uzak dur/ma..

Sen gözlerime bak/ma..

Başka bir sensizliğe uyandım bu sabah. Hiçbir kuş sesi duymadım. Yeşilliğin kokusunu duymadım. Güneşi hissetmedim. Ben bugün başka bir sensizliğe uyandım. Daha kötüsü de varmış dedim. Sen hayatını normal şekilde devam ettirirken de acını yaşayabiliyormuşsun. Rakı içmeden de bardağı boşaltabiliyormuşsun. Aynaya baktığında gözlerinde onu gördüğünde bile kendinden utanıp, kendine yüz çevirebiliyormuşsun. Ayrılığın utancını boynunda sallandıra sallandıra taşıyormuşsun. Ya boynun kopsun diye ya da ayrılık vazgeçsin yakana sarılmaktan diye. Her gece karşılaşmak için dua ettiğin kişinin yokluğu öyle bir yapışmışsa ruhuna, hiçbir şey çözmüyorsa bu düğümleri, gözlerine bakmaya cesaretin kalmamışsa yapabileceğin tek şey kendini kendinden kaçırmaktır. Yine de olsun yada olmasın gözleri gözlerime değsin, her kirpiğinde ayrı yalan olsa da.. Diyiyormuşsun…

Sen gidenlerden ol/ma..

Başka bir plan yaptım bugün. Bugün gitmeye karar verdim. Kendimden kaçış planı yaptım. Yine de ardımda bırakamıyorum seni. Ardımda bırakmasam yanımda durmuyorsun. Yanımda dursan ardımdaymış gibi davranıyorsun. Kalmaya çabalasan gidiyorsun. Gitmeye kalksan, ben ölüyorum.. Karmaşa içinde başka karmaşa.. Ben senden sonra diye cümleler kurmaya başlıyorum. Senden sonra tüm fiillerim alıyorken olumsuzluk ekini, ben nasıl yaparım sensizliğinle. Yaşam alanım daralırken yokluğunda, kalbim aksine daha da büyüyor. Öyle bir büyümek ki bu, cehennem çukurunun ateşini yakar gibi. Tek bir hoşça kal ’la yakıyorsun ateşi, durmadan yanmaya devam ediyor. Yandıkça kalbim tükeniyor, yerini kocaman bir boşluk alıyor.

Sen benden vazgeç/..

Bugün kendimi değiştirmeye karar verdim. Bencilliğin dibine vuracağım. Sen ister bana uzak dur ister yanımda ol. Sen ister gözlerimde kal, ister bakma bile. İstersen git istersen kal. Bugün aman be günü, bugün dipten çekilme, boşluğu tersyüz etme zamanı.. Eee ne duruyorum ki haydi eğlence başlasın.

Artık olmuyor..

Olmadı, başaramadım. Yokluğun üstesinden gelemedim. Hani derler ya nereye giderseniz gidin o kalp ağrısı hep sizinle kalacak. Taki siz kendinize izin verene kadar...


RuE/Mart2013

4 yorum:

  1. Yaşanılan karmaşıklıktan kurtulamazsın... Ya başka bir karmaşıklığa gideceksin ya da şu anı kabul edeceksin... Dediğin gibi herkes aslında hiçkimsedir. Bu yokluk arasında aradığını bulamayan insan boşluklara sığınıyor ve zamanla kayboluyor...

    güzel bir yazı Rue, içinde çok şey anlatıyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hayatın kendisi bir bulmaca zaten.Bir tarafını yakalasan diğer taraftan düşürüyor seni.

      Çok teşekkürler,sevgiler

      Sil
  2. uzun aradan sonra zevkle okudum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler
      uzun bir aradan sonra sende hoşgeldin..

      Sil