22 May 2012

Kesik..




‘Aşk öldü, sancısı bana kaldı’

Öylece uzandı yatağına, dışarıdan gelen her sese kulaklarını tıkayarak..


*
Kimse beni sevmiyor..Bunun için bir şey yapmıyorum,umurumda da değil birilerinin beni sevmesi..Sadece ona sormuştum -sever misin beni? Diye umursayarak..O ise susturmuştu beni..Bende dilimi ısırarak susturdum ona olan sevgimi. Sessizliği içime bırakarak,karanlığa doğarak..Ama demişti –üzülme,üzülürsen üzülürüm. İçimden söyledim bende en bilindik küfrü hayır ona değil kendime..

Vazgeçmiştim ben baharlardan, baharda toplanan çiçeklerden. En çokta papatyalardan, yalancı papatyalardan. Rüyalardan da vazgeçmiştim hayallerime dokunuyordu rüyalar. Hayal edemediğim ne varsa gözümün önüne düşüyordu. Uyuyamadan uyuyordum ben..
Bu gece ağla dedim içimden ve bitsin her şey uyu ama uyanma dedim eğer uyanırsan da hiçbir eksiklik kalmasın içinde gözyaşına dair. Kapat dedim gözlerini ama açık bırakma hayallerini. Bırakırsan nefesin çarpar sessizliğe uyuyamazsın.

Nefesimi tutmadım bu sefer ölmek için.. Dinledim dinleyebildiğim kadar ve derin derin çektim içime sen kokan nefesimi.. Dudaklarımdan döküldü son nefesim.. Damağımda adınla!



*
Bileklerinde ki acıyı hiç hissetmedi. Kendi kanının sesine uyudu,dışarıdan gelen her sese kulaklarını tıkayarak..



RuE/Mayıs2012
Devamını Oku »

15 May 2012

Tek Gecelik Yazı(RuE)..



Bunları yazmaya başlamadan önce bir RuE(umarım bilen biri vardır anlamını) yuttum ben, sabaha çıkar mıyım bilmiyorum.

Koynuma alıyorum yine yalnızlığı, kendimi tüketerek bir geceyi daha bağlıyorum kimsesizliğimle..

-Ne yapıyorsun? Dedim.
-HİÇ dedi.
-Oda güzel dedim, ben küçük harflerimle hiç yapıyorum.
- Bir gün bu üç harfi de hiç edeceksin dedi.
-Benim alfabem bitti bununla. Oysa bu değildi istediğim! Lütfen istediğimi sorma sana bilmediğim bir şeyi anlatamam ki daha hayalini bile kuramıyorum o şeyin. Ama bu gece başka bir hayal kuruyorum. Gökyüzünden bir oda kiralayıp adını RuE koyardım. Her gece karanlıkla bedenimi buluştururdum. Kendimi odadan aşağıya bırakırdım, uzun saçlarımla değil kısa olan saçlarımla. Çünkü hep yalandı masallar. Benim saçlarım ne kadar uzun olursa olsun bedenim bir erkeği yukarıya çıkaracak kadar güçlü değil. Tanıyorum kendimi. O ne kadar yukarı çıkmak isterse ben o kadar aşağıya düşecektim. Ve ortada ikimizde kavuşamadan yere kapaklanacaktık. Parçalanmış beyinlerimizle. Şimdi geceyi kana bulamanın hiç mi hiç sırası değil geçelim bu prenses masallarını. Ben hiç prenses olmayacağım için masallarına da inanmayalım.

Karanlık bir elbise gibi oturmalı bedenime. Belki de yıldızlardan kolye yaparım kendime ortalarına bir delik yeter asmak için. Belki de ihtiyacımız olan budur. Tam ortadan bir delik ve kendimizi gökyüzüne asarız. Bunu daha önce yapan olmuş mudur acaba? Gökyüzünün lambasına kendini asan biri var mıdır? Bunu da cevabını öğreneceğim sorular arasına beynime yerleştiriyorum.  Tıpkı yıldızları her sabaha karşı birinin toplama ihtimali var mıdır? Sorusunun olduğu yere.

Odamdan aşağıya Rue düşürmek istiyorum. Şehrin bilinmeyen bir sokağına, bir kediye sırf artık nankörlük etmesin diye..

Ve bir RuE daha düşürürüm yanlışlıkla belki bir adama belki bir kadına ya da ölmeleri için her gece dua edilen birine. En mutlu anında kalp krizi geçirebilecek birine de olabilir sırf mutluluktan ölmesin diye. Yatağında hasta yatan dedeye, boğaz köprüsünden aşağı bakan adama, elindeki bıçakla kendini mi karşısındakini mi öldürsem diye düşünen kadına, babasının ölmesini isteyen bir babaya, yalnız olduğunu sanan başka bir adama ya da âşık olduğunu sanan kadına, çocuğu ölen bir anneye, evinin perdesine karar veremeyen ve aynı zamanda bugün ne giysem diyen ya da ne pişirsem diyen onlarca kadına düşürmek isterdim.

Ve hayatlarında en az bir kere keşke şu anda ölseydim diyen herkese düşürmek isterdim bir RuE sıkıyorsa yut diyerek..

Ama sonunu bilerek değil mi?

Ne kadar düşürürsem düşüreyim bende ki RuEleri azalmayacaklar. İçimde binlerce RuE tohumu ama temizleyemeyeceğim kadar  da kirli dünya..

Bir gün ya bu dünya paklanacak ya da ben..
İçimde kalmayacak hiçbir zehir..

Belki de birileri başlamıştır şimdiden soyunmaya, kopsun diye kıyamet..
Ne dersiniz bizde başlayalım mı soyunmaya?

RuE/Mayıs2012



Devamını Oku »

12 May 2012

Vakit Yol..




Avuçlarım da ki telefonu sıkmaktan vazgeçmem gerektiğini fark ettiğimde, bunu yapmaya başlayalı aylar olduğunu fark ettim. Tek bir numara aramamak için sildiğim numara. Mesajlarını hala sakladığım bir numara.. Deniz kenarında beklerken çok tan beklemekten vazgeçtiğimi anladım. Önemsizdim artık. Belki de çoktan yeri doldurulmuş hatırlanmayan biriydim. Buraya nasıl geldik ve üzülen neden benim? Neden söyleyemedim ki?

İlk tanıştığımız da söylemişti tek yalanını ama yalan yalanı çoğaltmıştı. Öyle üzerinde duracağım bir şey değildi! Keşke bildiğimi bilseydi ya da söyleseydi.

Bir yalanın içinde kaybolduk. Yıllarımız geçti beraber ama o yalan hiç çıkmadı aramızdan ve sona geldik.

Bir yalan vardı söylenmeyen!

Ya söyleyecekti, beni kaybedecekti!

Ya da söylemeyecekti, ben kaybedecektim!

Söylemedi! Ben kaybettim..

Kolay olanı seçti.. Bildiğimi bilseydi yine de gider miydi? Bu sorunun cevabını da hiçbir zaman öğrenemeyeceğim.

Bir gün sana yazacağım demişti. Ne olursa olsun ayrılmış bile olsak yazıp kendi ellerimle teslim edeceğim demişti. Şimdi onu bekliyorum. Saatimin zamanını kovalayarak. Her günü gözlerimde kırarak,gözlerimi kırarak sensizliğe..

Şimdi düşüncelerim dolarken gözyaşlarımla, ruhum kendi kendinin infazını imzalar yokluğumuzda. Bitiş çizgisine vardım sonunda kendi yalnızlığımda boğula boğula..
Şimdi yol alma vaktidir, gelen yok! Ben yokum,yokuz.. Sonumuzu hazırlayan yalan dışında.. Önüme çıkan hiçbir şey yok!

RuE/Nisan2012

Eksik kaldı ya bu hikaye..


Devamını Oku »

11 May 2012

Olur ya hani..




Bu gün olmadı..
Belki yarın güzel bir güne uyanırız..

Rue/11Mayıs2012
Devamını Oku »

6 May 2012

Düş..






Hayra çıkmayan rüyalara yatıyor gözlerim,
Uçsuz bucaksız karanlıklarda uyanıyor kalbim..
Gözlerim dalarken sensizliğe,
Dilime vuruyor yokluğun ..
Kelimelerim kendime yabancı..
Düğümlenirken gözlerin hayallerime,
Ben tek bir düş bile kuramıyorum senli yanımla..

RuE/Mayıs2012
Devamını Oku »