27 Şub 2012

Zamanın Birinde..









Yalanlar yalnızlıkların koynuna girdiğinde,
Adı aşk olanlar yollarından geri döndü.
Sonbahar yaprakları gibi döküldü yıldızlar,
Ay ışığının rengi laciverde erişir oldu.
Güneş olabildiğince koyu..
Parmak uçları taş kesmiş şiirlerin,
Harfler kendince, sessizliğinde cümlelerin..
Gözlerden okunmasın diye,
Şahit olunmuyor tek bir gözyaşına bile..

Belki de zaman kolluyordu
Aşk
Unutulmak için!




RuE/Şubat2012 
Devamını Oku »

19 Şub 2012

‎4k/Kaos Yayında!






Ruhun Çatlaklarını Onarırken Beynin Kıvrımlarını Oyan Dergi; 4k/KalemKahveKlavye'nin "Kaos" Konseptli 8.Sayısı Yayında!

Revize olmuş içeriği ve görsel yapısı ile iki ayın ardından okuyucuyla buluşan 4k-Dergi'nin bu sayısında:

Hikaye ve anlatılarda:
Arif Kadir Güler, Azel Yılmaz, Buket Duran, Canan Aydın, Gezginci Erdem, Melis Tükel Sünbül, Rukiye Meriç;

Denemelerde:
Gözde Kırksekiz ve Gül Ak;

Şiir ve küçürek öykülerde:
Alişan Göksu, Esranur Karaçengel, Murat Gülcen ve Neşe Demirdeler,

İnceleme yazılarında;
Lars von Trier ve Antichrist üzerine incelemesiyle Ayşe Kişot,
Jazz Müzik ve Kaos değerlendirmeleriyle Mert Dalgıç, 
"Kaos'un Kutsal Kitabı"nın yazarı Albert Caraco incelemesiyle Metin Öner Öztürk,
Tim Parks'ın "Kader" kitabı incelemesiyle Tuna Bahar;

Memleketin güzide Grunge/Rock gruplarından Deli Gömleği röportajıyla Barış Kurt

yazılarıyla arz-ı endam ettiler.


4k-8 -  Flash formatında online okumak için TIKLAYIN
4k-8-   Pdf formatında indirmek için TIKLAYIN


İletişim için "kalemkahveklavye@hotmail.com"
http://kalemkahveklavye.blogspot.com/
https://www.facebook.com/kalemkahveklavye



Devamını Oku »

10 Şub 2012

Küçük..






Umut olmasaydı
Ne güzel olurdu sensiz yaşamak..

Yalan olmasaydı,
Ne güzel olurdu senle yaşamak..

Aşk gerçek olsaydı,
Ne güzel olurdu ölüm..

Şimdi hepsi bir arada benimleyken, boynumda ilmekle dolaşıyorum her an çekecek biri ama gelmeyecek ölüm..

Gelen sadece yalnızlık, ellerimle süsleyip koynuma aldığım..

RuE/Ocak2012
Devamını Oku »

9 Şub 2012

Yine..






Güzel bir gün uyandı,
Bu sabah gözlerinden gözlerime..
Yakamdan düşmek bilmeyen kabusları durdurdun,
Gecemin karanlığından sıyrılarak..
Ama yine de
Herkesten sakındığım hayallerimi,
Düşürünce gözlerinin önüne..

Ve şimdi rüyalara bile inancım kalmadı..
Ucu sana dokunacak hiçbir rüyaya yatmıyorum..
Yağmurlar takılıyor kirpiklerime,
Gözbebeklerimde onlarcası..
Silinmiyor ya hani yine de..


RuE/Ocak2012
Devamını Oku »

4 Şub 2012

41/2






Telefonun sesine uyandım. Arayan Murat’tı, dışarıda beni beklediğini söyledi. Hep böyle yapıyor bu çocuk haber vermek gibi bir özelliği yok ki! İki gündür yorgundum. Bu şehre taşınma kararı vermiştim ama ne kendime uygun bir ev ne de ev arkadaşı bulabilmiştim. Neyse ki işlerim yolundaydı. Üzerimi değiştirip aşağı indim murat oradaydı. Elinden hiç düşürmediği sigarasıyla! Arabaya bindim. –Seni bir yere götüreceğim yanlış bir şey yapma her şeyi bana bırak evet ya da hayır de yeterli dedi. Beni ne bekliyor bilmiyorum. Biraz ilerledikten sonra bir kafenin önünde duruyoruz. Dışardan hoş görünüyor kendi halinde bir yer. Adı ise “Yeşil Düşler” . İçerinin de ayrı bir havası var. Duvarlarda her insanın anlam yükleyebileceği fotoğraflar ve altlarında da el yazısı ile yazılmış uzun cümleler. Bir tanesini okuyabildim. "Ben göremiyorum, sense her şeyi biliyorsun. Yine de hayatımı boşa yaşamış olmayacağım çünkü yeniden buluşacağımızı biliyorum. İlahi bir ebediyette." Oscar Wilde 

Kafenin arka tarafında ki bir merdivenden yukarı çıkıyoruz. Sesimi çıkarmadan takip ediyorum onu. Aklımdaki soruları kendime saklayarak. Zili çalıyor, kapı açılıyor. Kapıyı açan kumral, ela gözlü bir kız. Gülümsüyor ve ben ilk kez o an o gülüşte kaybolmak istediğimi fark ediyorum. Beni görünce şaşkınlıkla sarılıyor arkadaşına. Şu an aynı şeyler üzerinde düşünüyoruzdur! İkimizde bu adamı iyi tanıyor ama birbirimizi daha önce hiç görmemişiz. Bizi tanıştırma zahmetine girmiyor bile nasıl bir insan bu diye aklımdan geçiriyorum ama nafile! Salonda oturuyoruz. Kız mutfağa gidiyor. Soruyorum – ne iş? –Sana hem ev hem ev arkadaşı diyor. Kapıdan elinde iki fincanla gelen kızı göstererek..


RuE/Şubat2012
Devamını Oku »