31 Oca 2012

Kayıp..





İliklerime işleyen korkuları örtbas etmek için
İnandırıyorum kendimi umut olduğuna.
Gözlerim çizerken yokluğunu kirpiklerime,
Ben yağmurdan kaçırıyorum gözlerimdeki seni..
Alıp giderken başını düşlerim,
Ben düşlerken düşerim kimsesizliğime..
Uyanıp bizden,
Kendimden kaybolurum..



RuE/Ocak2012


Devamını Oku »

20 Oca 2012

Gece(m)de Kal..





Saçlarında ki yıldızlar düşer içime,
Hıçkırıklarım da takılı kalır gülüşün..
Avuçların çırpınır ücra da,
Benimse
Yorgun düşer sana gelişlerim.
Yağmalanır ruhum yokluğunda!
Siyahlar devrilir düşlerime,
Aklımı her senle açışımda!
Sensizliğin havasını solurum,
 İçtiğim her sigara da!
Gözlerimde sönüyor saatin geriye aktığı zamanlarda!
Oysa
Su gibi gidip gelseydi ya düşlerim dizlerinden.
Sonrasında
Yeşili bulduğum yerde ölseydim ya ben!


RuE/Ocak2012


Devamını Oku »

16 Oca 2012

41/1





Dizlerimde ilk uyuya kaldığında sabaha kadar uyumadım. Saçlarındaki dalgaları ezberledim aklımda ki tek cümle ile..

-        -  Aradığımı buldum. Şimdi sıra onun beni bulmasında..








RuE/Ocak2012







Devamını Oku »

12 Oca 2012

Rüya..





Bir uykuya dalıyor gözlerim. Parmaklarım suyun üzerinde, görüp görebileceğim en derin çukurda uyanıyorum. Ağzımdan çıkanlarla kalbimden geçenler birbirini tutmuyor diye en arsız küfürlerimi kendime saklıyorum, bende ki seni sakladığım gibi. Bu çukurda korkunun gelip yerleşmesi lazımdı başucuma. Öyle olmuyor içim hiç titremiyor. Korkularım bu çukurun dışında kalmış. Keşke yalnızlıkta dışında kalabilseydi en sevgili yanınla yanımda olsaydın. Kirpiklerinin arasından bakarken gözlerime ben yeniden… Böyle de olmuyor işte! Hiç istemedin ki yanımda kalmayı. Gitmelerin ardına sığınan sevgiliydin sen! Kimse durduramazdı bu gidişleri, sen öl derdin ve giderdin. Ben ölürdüm en ruhsuz halimle!

Su seviyesi yükseliyor ya yutacak beni ya yutacak beni. Bırakmalı mı hayalleri, umutları? O zaman çıkılabilir mi bu çukurdan. İlk bıraktıklarından oluyor benimkiler.. Önce yavaştan ellerini bırakıyorum parmak uçlarına geldiğimde bir kez daha düşünüyorum ama yok bırakmalı! Bencilce davranıyorum değil mi? Ama bir uğur böceğine gereğinden fazla yüklenirsen kabuğuna çekilir tüm dileklerin, senin için kolay olan en küçük bir an bile beni nasıl zorluyor farkında mısın? Ben yapamıyorum! Ben senin gibi kolay vazgeçemiyorum! Şimdi çek o bakışlarını gözlerimden ki daha kolay olsun seni terk edişim! Şimdi yeryüzüne çıkma zamanı sen çukurda ben yukarda hala seni geri alabilirim! Hayır hayır bu olmayacak! Yeniden kendi ellerime senli düşler bulaştıramam..

Şimdi düşlediğimiz Pazar akşamları ardımda kalıyor. Küçük bir kız çocuğu yaşlı gözlerle öylece bana bakıyor geri dönemem sen olmadan hiç kimseyi kurtaramam! Gidilecek konser, tiyatro biletleri. Beraber gidilecek hafta sonu tatilleri. Sabah kahvaltıları. Beraber uyanacağımız tüm sabahlar. Beraber uyuya kalacağımız salondaki kanepe her şey seninle birlikte ardımda kalıyor.

Bir uykudan uyanıyor gözlerim. Yarı uyanık bana sesleniyor-neden uyumuyorsun hala!

Bir uykuya dalıyor gözlerim. Uykuyla uyanıklık arasında söyleniyorum.

-Gözlerimiz kapalı olduğu sürece özgürüz!


RuE/Ocak2012
Devamını Oku »

7 Oca 2012

1-2-3 Tıp..






-Günaydın sevgilim, bir çayla devam etmeli kaldığımız yerden..

Küçük kaldırım taşları üzerinde, büyük adımlar atmayı severdin sen. Kelimelerim düşerdi ardından sonra denizlerim dökülürdü gözlerimin mavisinden..Şimdilerde düşecek bir şeyim kalmadığını söylemiş miydim sana?

Ah sevgilim!
Öyle bir özlem yetiştiriyorsun ki avuçlarım da, tüketiyorum dokunduğun yerleri.. Her gece avuçlarımda öldürüyorsun masum kelebekleri sırf kanatları değdi diye yokluğuma. Bende yıldızlarla buluyorum kafayı sırf saçlarını hatırlatıyorlar diye. Geceyi beklemek heyecanlandırıyor bazen bu geceyi de karanlık odamda görebilecek miyim diye? Hatırlamıyorsun değil mi sevgilim? Ben karanlıktan korkardım! Baş edemezdim kâbuslarla. Baş edemezdi içimdeki zehir aşkınla. Değiştim değil mi? Şimdilerde benimle baş edemiyorlar. Senli saatlerim gelip yerleştiği zamanlarda sessiz oluyorum ama nasıl bir sessizlik görmen lazım bendeki görünmeyenleri. Sonra sen gidiyorsun! Öylece hoşça kal bile demeden! Gözlerime bakışların yerleşmeden! İşte o zaman savaşa başlıyorum duvarlarla! Öldürüyorum her bir ışığı gözlerimde! Kendi ellerimi kendi boynuma sarıyorum!  Ah sevgilim bunu bana neden yapıyorsun? Sensizliği ben seçmedim ki!


Aslında;
Kurduğumuz her hayal hala beni ziyaret ediyor. Bunu da bilmiyorsun çünkü tek taraflı kalmış hayallerimiz. Hayır, taraf tutmak değil bu! Sadece tek taraflı kalmışlar. Ben de kalmışlar anlayabiliyor musun? Yaşayan tarafta kalmışlar.
Sabahları sadece kahvaltı da olup, öğlenleri olmuyorlar. Öğlenleri derin uyku da oluyorum. Bunun sebebi de Nazan. Onunla tanışmanı isterdim. Bazen onu seviyorum bazen nefret ediyorum. O belli etmiyor.

Yine mi gidiyorsun erken değil mi bu son?
Sen de haklısın tabi birazdan Nazan hemşire kapıyı açacak. Kömür gözleriyle beni yatağa götürecek. Bir bardak su, beş yada altı tane hap ve ben uyuya kalacağım senin olmadığın bir yastıkta.

Ah sevgilim sende rahat uyu. Toprak izin vermez sana zarar gelmesine. Korkma onunlayken ama yine gel..


_ Haydi bakalım uyku vakti..1-2-3 tıp..



RuE/Ocak2012
Devamını Oku »

Bir Diğeri..







Sadece
Kötü bir şaka yapıyor sana hayallerim..

Yoksa
Ne işim var senin rüyalarında..




RuE/Ocak2012


Devamını Oku »

6 Oca 2012

SıR..




Dudaklarına bir gök gürültüsü düşer,
Isırır kulaklarını cümleler,
Soluk soluğa kalır buluttan kalpler,
Bir yağmur damlasında kendini boğar kadın..

RuE/Ocak2012
Devamını Oku »

2 Oca 2012

İntifa..





(Dinlediğimiz şarkıları gözümden kim temizleyecek..)

Parfüm kokulu bir ihanet bu odada kalan..
Harflere kendini asmış bir şair!
Taburesinden damlayan şiirler!
Birbirine yabancı kelimeler..
Noktasını kabul etmeyen cümleler uğultusu..
Suda boğulan yavru balıklar!
Kabuklarına çekilmiş  yıldız kanatları..
Odanın içinde mahkûmlar gibi volta atan gölgeler tanınmaz halde!
Duvarlardan birer birer düşüyor anı diye kayıt altına aldıkları..
Reddedilmiş karanlık bile kendini masum görüyor bu odada!
İsyan ışıklarım bile gecenin körünün işgalinde!
Şimdi kanımdan yangınlar çıkarıp yakmalı bu odayı!


Parmak uçlarımdan kalemime dökülen ağıtları duyabiliyor mu ruhun?
Hadi!
Avuçlarındaki külleri temizle!
Temize çıksın yeniden adımız!
Uyansın tüm sokak, aklansın bu karanlıktan!
Hadi!
Bir son yaz bana!
Cümlelerimin sonuna ayak uydursun..

RuE/Ocak2012

Devamını Oku »