21 Ara 2011

Zehir Yeşili..





(Üşüyerek uyanıyorum. Gördüğüm bir rüya değil düpedüz kabustu. Hatırladığım tek renk yeşil ama etki alanı o kadar büyüktü ki gördüklerimden fazlası olduğuna eminim. Kahvaltı yapmayı sevmiyorum ama bugün oyalanabildiğim kadar oyalanmak niyetindeyim. İleri gidip işi bile kırabilirim. Bir kahve yapıp balkona çıkıyorum güneş çoktan doğmuş şehrin düğmesine basılmış, canlanmış kapının ardında bıraktığım sokak. Sokağın karşısında ki binanın balkonlarından birine çıkan kadını fark ediyorum. Uzun saçlarını topluyor sokağın başına bakıyor belki de ekmek almaya giden birinin dönüşünü bekliyor..)

Huzur içinde uyanmak diye buna denir sanırım erken yatmanın faydaları. Üzerimi değiştirip balkona çıkıyorum. Rüyamda gördüğüm o yeşilin tonunu tekrar görebilir miyim acaba? Bir ağacın yaprağında bir binanın boyasında, almayı isteyeceğim bir küpenin rengi neden olmasın..Karşıda ki adamı fark ediyorum sabah keyfi yapıyor belli. Bense saçlarımı ensemde topluyorum işyerinde açık bırakılmasından pek haz etmiyorlar öğrenciler gibi kısıtlanıyoruz.

(Evden çıkarken kadının hala balkonda olduğunu fark ediyorum. Göz ucuyla bakıyorum bakmıyor gibi yaparak. Her sabah çıkar mıydı böyle? Yoksa oda benim gibi böyle ender geçirilen günlerde mi çıkıyordu. Evimi ve kadını arkamda bırakıp iki sokak aşağıdan yokuşun sonunda ki parka gidiyorum. Çocuklar günün her saatinde çocuk. Onlara fark ettirmeden elimdeki bozuk paraları salıncağın altına kaydırakların bitiş noktalarına onların fark edebilecekleri yerlere koyup banka oturuyorum sigaramı içip uzaktan onları bulmalarını izliyorum belki çoğuna göre yanlış olsa da o anlarda ki yüz ifadeleri beni mutlu ediyor. Sabah ki kadın da parka geliyor. Aslında merak ediyorum ne işi var burada. Eve geri dönüyorum arabamı alıp işe gitmek istiyorum ama yine yapmadığım bir şey yapıp sonunda parkın olduğu yokuşu seçiyorum ve evet hızlıyım geç kaldığımın bilincindeyim kendim istedim geç kalmayı peki o zaman bu telaş neden?)

Yine çok oyalandım geç kalacağım ama belki çocuklara yetişirim. Mutfaktan çocuklara vereceğim şekerleri alıp parka gidiyorum. Yine aynı adam bu ikinci görüşüm belki de akşam dönerken görürüm bir daha. Aslında bir şey fark ettim güzel bakıyor bu adam gerçekten. Çocuklar beni tanıyor hemen yanıma geliyorlar şekerlerini verip öpüyorum onları sanki bir daha göremeyebilirmişim gibi geliyor. Parkın çıkısında çantamdan yeşil küpelerimi çıkarıp takmaya çalışıyorum evet fark etmiyorum gelen arabayı ama akşama görmeyi planladığım adamın bana seslenişini duyuyorum.

-Ne olur benimle kal!


RuE/Aralık2011


2 yorum:

  1. Her zaman hikaye, senaryo roman yazanları gıpta ile izlemişimdir..Bu bambaşka bir beyin, hayal gücü ve anlatım kabiliyeti gerektiriyor..Hikayeleriniz de çok değişik güzel..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkrü ederim beğenmenize sevindim =)

      Sil