18 Ara 2011

Yağmur Sonu..






Dışarıda yağmurun sesi beni çağırıyor en alaylısından. Bekletmiyorum, gözlerim kapalı atıyorum kendimi dışarı. Islanmaya çalışan saçlarıma inat gözlerimden yere düşüyor en azılı damlalar. Ben küçük bir kızken dizlerimi temizleyen yağmur şimdilerde parmak uçlarımdaki acıyı silmeye çalışıyor eli yettiğince. Olmuyor o günlerdeki gibi..

Saçlarım da uzardı her yağmur yağdığında omuzlarımdan dökülürdü en parlağından şimdi öyle mi kısacıklar ve yağmur değmiyor hiçbir teline.. Takmadığım tokalar biriktiriyorum belki bir gün diyorum aması var ve amalar hep tüketiyor en güzel masalı bile mutsuz bitirebiliyorlar. Gözlerimi kapatıyorum yağmuru duyabilmek için tıpkı o günlerde ki gibi ama yok rüzgarın soğuğu kulaklarımda sahi ben küçükken bu kadar çok üşümezdim. Bu kadar zor muydu ve bir o kadarda kolay büyümek.

Avuç içi çizgilerim bile tükenmiş büyümekten.. Kirpiklerim terk etmiş bakmaya çalışan gözlerimi güneşi göremeyişim bu yüzden. Sanki yağmura vefa borcumu ödüyormuşum gibi inatla oturuyorum yağmurun altında üşüyerek,yalın bir o kadarda çizgisiz..bastığım yerlerde su birikintileri ben den bir iz gibi görünüp içimi ısıtsa da orada kalmayacaklarının bilincindeyim. Herkes ve her şey gibi.. Hiç kimse ve hiç bir şey gibi..

Ellerimi çırpmayı bıraktığımda terk etmiştim yeşil elbiselerimi ve seni sevdiğimi anladığımda terk etmişti beni ela gözlerim. Buradaki yeşil‘i gerçekten anlayabilir misin?


RuE/Aralık2011


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder